Bir demet sonbahar …

Bu sonbahar ağaçların arasında dolaşıp renklerin dönüşümünü yakalamaya çalıştım. Yapraklarını döken ağaçların kendilerine özgü hızları var – aynı fotoğrafta, hatta aynı ağaçta yeşil, sarı, kırmızı yapraklar görebiliyorsunuz. Bu renk zenginliği hoşuma gidiyor.

Ortasındaki aydınlığıyla beni çeken bir fotoğraf ile başlıyorum.

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl01_fatihgelincik

Hemen ardından az önce sözünü ettiğim; yeşil, sarı, kırmızı yaprağın aynı karede buluştuğu bir fotoğraf geliyor.

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl02_fatihgelincik

‘Bir bakış açısı hem gözümüzü açar hem de bizi kör eder.’ Kenneth Burke, bir şeye odaklandığımızda başka bir şeyi ihmal ettiğimize dikkati çekiyor. Burke’e haksızlık yapmamak için abartarak yorumladığım deyişinin aslını da yazmam gerekir : ‘A way of seeing is also a away of not seeing.’

Peki neden bu deyişi andım? Sonbahar mevsiminde uğrak noktalarından biri olan Atatürk Arboretumu fotoğraf çekimi için gerçekten ideal yerlerden biri. Arboretumda kalabalıkları çeken bazı yerler göz kamaştırırken, bir anlamda da kör ediyor, bazı yerleri görmenizi adeta engelliyor.

Ayak izlerinin daha az olduğu yerlerde kendime göre bir şeyler buluyorum …

O da ne! Ortada, kovanlarından dağılan arı sürüsü gibi yapraklar, iki yanda doğal bir çerçeve sunan yapraklar, arka planda sararan yapraklar …  Değişik bir fotoğraf.

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl03_fatihgelincik

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl04_fatihgelincik

Doğal ortamda simetri yakalamak kolay değil ama bulunca da kaçırmamak gerek.

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl05_fatihgelincik

‘Mevsimlerden sonbaharmış’ dedirtecek bir fotoğraf …

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl06_fatihgelincik

Arboretumda dolaşmayı sürdürüyorum …

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl07_fatihgelincik

İskeleden fotoğraf olmazsa olmaz.

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl08_fatihgelincik

Kuğuların iskele önünden geçişlerine de yer verelim …

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl09_fatihgelincik

Kuğuları fotoğraflarına katabilmek için insanlar neler yapmıyor. Kendimi resmen VIP statüsünde hissediyorum. Kuğu Gölü bale müziğinden bir iki parça da çalınsa …

…

Kapanışı beni her zaman mıknatıs gibi çeken bir ağacın fotoğrafı ile yapayım…

bir_demet_sonbahar_autumn_bouquet_bl10_fatihgelincik

Yıldızlar geçidi

Yazdan sonbahara geçiş günlerinde bir dizi yıldız çiçeği var elimde – çiçeklerin kendileri değil fotoğrafları … Övünmek gibi olmasın kolay kolay çiçek koparmam. Edna St Vincent Millay’in ‘Bir tepede öğleden sonra’ şiirindeki gibi …

Güneşin altındaki

En mutlu şey ben olurum!

Bir tanesini bile koparmadan

Yüz çiçeğe dokunurum.

…

Hollywood’da, Ticaret Odasının eğlence dünyasının ünlülerine başarı ödülü olarak sunduğu yıldızların zeminine çakıldığı bulvar her yıl milyonlarca kişi tarafından gezilmekteymiş. Ben de Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesindeki yıldız çiçeklerini yıllardır ziyaret ediyorum.

Değişik renklerdeki yıldız çiçeklerinden kırmızı olanlar daha çok hoşuma gidiyor.

Eskilerden, pek sevdiğim bir fotoğraf ile başlıyorum. Kırmızı ve siyah …

yildiz_cicegi_dahlia_bl01_fatihgelincik

Kırmızı ve Siyah gerçekçilik akımının öncülerinden Stendhal’in, klasikler arasında yer alan ünlü romanının adı. Dolayısıyla ona da şapka çıkarmak istedim.

Taç yaprakları yeni yeni açılmaya başlayan bir çiçek gözüme giriyor.

yildiz_cicegi_dahlia_bl02_fatihgelincik

Yıldız çiçekleri arılar arasında da çok popüler .

yildiz_cicegi_dahlia_bl03_fatihgelincik

yildiz_cicegi_dahlia_bl04_fatihgelincik

yildiz_cicegi_dahlia_bl06_fatihgelincik

Makinamızı odakladığımız kişi veya nesnenin dışında kalan her şeyin hoş bir bulanıklık ile görüntülenmesi merceğin diyafram açıklığı ile ilgili bir özellik. Ben bu bulanıklığa ‘sulu boya etkisi’ diyorum. Sırada böyle bir fotoğraf var …

yildiz_cicegi_dahlia_bl05_fatihgelincik

Sarı tonların baskın olduğu bir tane daha …

yildiz_cicegi_dahlia_bl07_fatihgelincik

Sis … Fotoğrafçıya büyülü bir ortam yansıtmak için mükemmel bir fırsat sunar. Sisli bir fotoğraf ve ardından da sisli bir şiir…

yildiz_cicegi_dahlia_bl08_fatihgelincik

Metin Altıok’un ‘Sis’ şiirinin girişini beraberce okuyalım

Özenle boyadım ipliğini sevginin,

Gidip de bulamamanın incinmiş rengine.

Sisi gümüş bir rüzgârla tepelerden eğirdim,

Dokudum yalnızlığın bu serin kumaşını,

Sesime ayrılıklardan bir gömlek diktim.

Ölümü tastamam ezberledim de geldim,

Dilimde bu buruk türkü tadıyla

Bilmem ki buradan nereye giderim.

…

Yıldız çiçeklerinin etrafında dolaşıyorum. Bir çiçeğin taç yapraklarındaki güneş tutulmasını yakalıyorum… Çiçeğin arkası yine sulu boya …

yildiz_cicegi_dahlia_bl09_fatihgelincik

Süzdüğü güneş ışığı ile içimi ısıtan bir yıldız çiçeği ile sunumu bitiriyorum.

yildiz_cicegi_dahlia_bl10_fatihgelincik

 

Kelebek Etkisi

Küçük etkenlerin büyük sonuçlar yaratabileceğini ileri süren bir kaos teorisi, kelebeğin kanat çırpmasının bir fırtınaya yol açabileceği öngörüsüyle, bu metaforla anılıyor. 1800’lerde Johann Fichte bir kum yığınından bir kum zerresini almaya kalktığınızda bütün kum yığınının harekete geçeceğini söylemiş. Alın size kaos işte.

Akla gelebilecek bir başka şey de Kelebek Etkisi adlı film. Zamanda seyahat etme yeteneği olduğunu farkeden birisinin, kendisini derinden etkileyen çocukluk travmalarını düzeltmeye koyulmasıyla nasıl istenmedik sonuçlara yol açtığını anlatıyor. Eleştirmenleri pek etkilememiş ama yapımcısına iyi para kazandırmış.

Şimdiki zamana dönersek, “Film mi çeviriyorsun?” diye sorabilirsiniz. Sadece, bu bloğumda, kelebek fotoğraflarımı paylaşacağım. Aralarda da, bu fotoğrafları çekerken –daha doğrusu çekmeye çalışırken- yaşadıklarım var. Tabi bir de etkilendim kelebeklerden. Kelebek etkisi dediğim bu.

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl01_FatihGelincik

Kelebeklerin uçuşu için matematiksel bir formül varsa da karışık bir şey olmalı. Onları uçarken izlemek esaslı bir boyun egzersizi olabilir. Kelebeklerin bir o yana, bir bu yana uçmaları için ben bir şeyler uydurdum. “Bu da değil, bu da değil, bu da değil” diye uçuşuyorlar.

Kelebekleri havada uçarken, net bir şekilde yakalamayı –yani fotoğraflarını çekmeyi- henüz beceremedim. ‘Bu konuda çalışıyorum’ diyerek devam edeyim.

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl02_FatihGelincik

Kelebeklere, onların izin verdikleri ölçüde, yaklaştıkça kanatlarını, gövdelerinı üç-boyutlu olarak görmeye başlıyorsunuz. Kanatlarının iç ve dış yüzeylerinin farklı renk ve desenlerde olması, tüylü yapıları sizi etkiliyor – kelebek etkisi!

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl03_FatihGelincik

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl04_FatihGelincik

Aşağıdaki kelebek, kanatlarındaki renk geçişleriyle, benekleriyle poster yapılacak gibi. Aynı kelebeğin bir başka fotoğrafında, ışığı başka bir açıdan alınca, renk tonları farklı güzellikte. Ama ona yer kalmadı.

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl05_FatihGelincik

Sırada suluboya havasındaki yeşil arka fonuyla çok hoşuma giden bir fotoğraf var.

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl06_FatihGelincik

Merak edenler için söylemiş olayım: o sulu boya etkisini merceğimizin diyafram açıklığı -f/3.3- ve arka fondaki yeşilliğin kelebeğin epeyce arkasında kalması sağlıyor.

Bu arada kendimle de biraz dalga geçeyim: bazı fotoğraflarım için “çok hoşuma gidiyor” falan diyorum. Radyo veya televizyonda güldürülerde arka fona yapay gülme sesleri konması gibi itici geliyor mu bilmiyorum. Aslında fotoğraf da gerçekten güzel bu arada …

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl07_FatihGelincik

Yukarıdaki fotoğrafta kelebeğin dikkatini çekmeyi başarmışım. Sağ alt köşedeki çiçeği de net alabilseymişim tam on numara olacakmış! Kelebeğin hareket etmemesi kaydıyla ikinci bir fotoğrafta da çiçeği net alıp, sonra iki fotoğrafı karıştırıp ortaya pırıl pırıl bir fotoğraf çıkarabilmek de var. Bunu yapabilenleri de kıskançlıkla takdir ediyorum.

Bir mola daha alayım…

Bir yazıda ünlem işaretlerinin abartılı kullanımıyla ilgili bir eleştiri vardı. Bu bende, beden dilinin abartılı kullanılması karşısında izleyicinin rahatsızlık duymasını çağrıştırdı. Sonra bir kitap eleştirisinde; “Saramago hem üslubuyla hem de eserlerindeki noktalama işaretleri kullanımıyla okuduğum bu romanından sonra da vazgeçilmezlerim arasında yerini aldı” yorumuna rastlayınca rahatladım. Kendi kendime “üzerime bu kadar gelme” dedim.

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl08_FatihGelincik

Yukarıdaki fotoğrafta belki de aynı kelebekle tekrar beraberiz. Kelebeklerin kanatlarındaki damarlar ne kadar belirgin. Üzerine konduğu bitki ise pittosporum. Nasıl güzel bir kokusu olduğunu bilenler bilir! Yan yana birkaç büyük ağaç arı ve kelebeklerin toplanma yeri olmuştu.

Sırada belki de ilk kez gördüğüm bir kelebeğin iki fotoğrafı var.

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl09_FatihGelincik

Kanatlarının kesimi (!), iç ve dış renkleri, tonları … Bir mucize işte …

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl10_FatihGelincik

Bu kelebeğin fotoğrafını çekebildiğim için çok mutlu oldum. Kelime darlığı çektiğim için Orhan Veli’nin ‘Anlatamıyorum’ şiirinden alıntı yapacağım

…

Bir yer var biliyorum;

Herşeyi söylemek mümkün

…

Şimdi de Kaya Bahçesi’nde taşların arasında rengiyle uyum sağlamış bir kelebeğe göz atalım.

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl11_FatihGelincik

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl12_FatihGelincik

Yukarıdaki fotoğraftaki, yine belki ilk kez gördüğüm, kelebeğe fazla yaklaşamadım. Ama turuncu renkleriyle göz alıcıydı. Konduğu çiçeğe ben başka bir açıdan yaklaşmaya çalışana kadar kelebek “Bu da değil, bu da değil” diyerek uçtu gitti.

Son olarak bir başka kelebeğin ikili fotoğrafı var. Favorim ilk fotoğraf ama ikincisi de kanatlarının iç ve dış renk tonları ile dikkate değer.. Bu kelebeğin fotoğrafını çekebilmek için sabırla, kızgın güneş altında onbeş dakika kadar uğraştım. Bunu lütfen dikkate alın. O ise uçtu, geri döndü, tekrar uçtu tekrar geri döndü. Sonunda birkaç fotoğrafını hediye etti.

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl13_FatihGelincik

Kelebek_Etkisi_Butterfly_Effect_Bl14_FatihGelincik

Kısacık ömürlü, uçan çiçekler … İyi ki varsınız.

 

Gelinciklerin dansı

Gelinciklerin kuvvetli bir rüzgar altında savrulmalarını, daha doğrusu, dans etmelerini izliyorum. Dans dediğimiz de görsel bir şiir – kelimeleri uçuşan, savrulan, açılıp kapanan bir şiir. Alıntı bir zamanların ünlü dansçısı Mata Hari’den.

Gelincik_Poppy_Bl6501_FatihGelincik

Rüzgar da gerçekten kuvvetli, gelinciğin taç yaprakları, şişmiş yelkenler gibi narin çiçeği ileri geri savuruyor.

Gelincik_Poppy_Bl6502_FatihGelincik

O karmaşada bir tekgöz ile bakışıyoruz.

Gelincik_Poppy_Bl6503_FatihGelincik

Güneşin bulutlar arasına girdiği bir anda ortalık kararıyor. Karamsar, kadersiz bir gelincik görüyorum.

Gelincik_Poppy_Bl6504_FatihGelincik

Başka bir zamanda, başka bir yerdeyim. Gözüm gölgesiyle yüzleşen bir gelinciğe takılıyor.

Gelincik_Poppy_Bl6505_FatihGelincik

…

Güneş yavaş yavaş alçalıyor. Gelinciklerin taç yaprakları, silinmiş, parlatılmış deri gibi gözümü alıyor.

Gelincik_Poppy_Bl6506_FatihGelincik

Parlak kırmızı taç yaprakların damarlarını, kıvrımlarını net çekebildiğimde mutlu oluyorum.

Gelincik_Poppy_Bl6507_FatihGelincik

Taç yapraklar zamana, rüzgara yenik düşüp kopuyorlar. Bir tavus kuşunun kabarttığı tüylerini çağrıştıran bir görünüm …

Gelincik_Poppy_Bl6508_FatihGelincik

Araya yaprağını kaybetmiş bir başka güzeli alalım.

Gelincik_Poppy_Bl6509_FatihGelincik

Güneş alçalıyor. Altın saatlerdeyiz. Güneş ışığı bir gelinciğin taç yapraklarını ateşe vermiş …

Gelincik_Poppy_Bl6510_FatihGelincik

…

Bahçe’de pembe gelincikgillere bakıyorum.

Gelincik_Poppy_Bl6511_FatihGelincik

Arka fonda, daire çizen pembe küme, girdap izlenimi veriyor.

Sırada hafif esinti ile davetkar bir şekilde dalgalanan bir çiçeğimiz var.

Gelincik_Poppy_B65l12_FatihGelincik

Günler geçiyor. Gelincik yaşlanıyor.

Gelincik_Poppy_Bl6513_FatihGelincik

Öyle yıllar vardır ki sorular sorarlar, ve öyle yıllar vardır ki cevap verirler.

Zora Neale Hurston

 

Gelincik için sayılı olan yıllar değil de günler. Yukarıdaki gelinciğin sevimli bir ihtiyar gibi duruşuna saygı duyarak bitiriyorum.

Bazıları yağmurda yürür, bazıları ise sadece ıslanır …

Roger Miller’a atfedilen bu deyiş, insanları iki gruba ayırıyor. Ben kaydımı birinci gruba yaptırdım. Ağladığı belli olmasın diye yağmurda yürümeyi seven Charlie Chaplin de birinci gruptaymış.

Sağanak yağış beklenen bir havada, Bahçe’nin yolunu tuttum. (‘Bahçe’yi özel isim olarak kullandığımda, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nden söz ettiğimi anlamalısınız). Zaman zaman ip gibi, zaman zaman da usul usul yağan yağmurun izin verdiği ölçüde Bahçe’de dolaştım, fotoğraflar çektim.

Şimdi gelin de yağmurun çiçekleri ne kadar güzelleştirdiğine bakalım.

Yagmurda_Cicekler_Bl01_FatihGelincik

Dışarıya yağmur

Yüreğime hasret

Fikrime sen

Nasıl yağıyorsunuz

Üçünüz birden …

Musa Çelik’in ‘Yağmur ve Sen’ adlı uzun şiirinin giriş dizeleri yağmuru, hasreti ve sevgiliyi buluşturmuş – üçü bir arada! Fotoğraf makinamı kendimden çok sakınarak Bahçede çiçeklerin yağmurla buluşmalarını izliyorum.

Yagmurda_Cicekler_Bl02_FatihGelincik

Yağmurlu günlerde evde kalıp çayınızı yudumlarken güzel bir kitaba dalıp gitmek çoğumuz için iyi bir seçenek olabilir. Ama birileri de yağmurun çiçekleri nasıl süslediğine tanıklık etmeli.

Bakın, bilmeyenleriniz için bir de sürpriz hediyem var. Aşağıdaki bağlantıyı takip edin, doğadan seçeceğiniz sesleri müzik dinler gibi dinleyin. Menü İngilizce ama yolunuzu bulursunuz. Aynı anda dört değişik sesi dinleyebiliyorsunuz. Yağmur sesini ve Orman Kuşları’nın seslerini birlikte seçmenizi öneriyorum. Geçtiğimiz günlerde Karadeniz Bahçesinde bir bülbül 4-5 dakikalık bir konser verdi. Kendimi çok şanslı hissettim.

http://naturesoundsfor.me/

Aşağıdaki fotoğrafta yağmur damlalarının yapraklar üzerinde birikimi ayrı bir güzellik katmış. Belgesel havası var sanki.

Yagmurda_Cicekler_Bl03_FatihGelincik

Doğa fotoğrafçılarının hilelerinden biri de yağmur veya çiy etkisi yaratmaktır. Bitmiş parfüm, deodorant şişelerine doldurun suyu püskürtün çiçeklerin üzerine. Daha gerçekçi yağmur etkisi için burun damlalıkları kullanıldığını da gördüm. Yağmura doymuş bir çiçek izlenimi yaratmak zor tabii.

Yagmurda_Cicekler_Bl04_FatihGelincik

 

Fotoğraflardan biri çok ilginç. Sanki çiçeği boyamışlar da boyası akıyormuş gibi!

Yagmurda_Cicekler_Bl05_FatihGelincik

Yağmurun şiirsel bir hava kattığı çiçeklerin arasında gelincik de var. Rasgele değil de özenle serpiştirilmiş gibi duran yağmur damlaları, güzel bir turuncu-kırmızı tonu, yapraklardaki incecik çizgiler içimi açıyor.

Yagmurda_Cicekler_Bl06_FatihGelincik

 

Yaşam sevincini ve yalnızlığı harmanlayan, Cumhuriyet döneminin ünlü şairlerinden Cahit Sıtkı Tarancı’nın ‘Yağmur Yağadursun’ şiirinden bir dörtlüğe kulak verelim…

..

Dışarda yağmur yağadursun

Ve zaman, yavrum, zaman

Da yağmur gibi oluklardan

Ve ellerinden akadursun

 

Zamanın, yağmur suları gibi, oluklardan ve ellerimizden akıp gitmesi çarpıcı ama karamsar bir tablo çiziyor. Keyifli bir günümüzde Gülten Akın’ın ‘Deli Kızın Türküsü’ şiirindeki coşkuya kapılmamak mümkün değil. .. ya öldürmeli demesini ise deliliğine verelim …

…

Ben yağmura deli buluta deli

Bir büyük oyun yaşamak dediğin

Beni ya sevmeli ya öldürmeli

http://siir.gen.tr/siir/g/gulten_akin/deli_kizin_turkusu.htm

 …

Bahçede adını henüz öğrenemediğim ama çivit renkli minik yapraklarına vurulduğum çiçeğin yanına gidiyorum.

Yagmurda_Cicekler_Bl07_FatihGelincik

Yağmur damlaları resmen rol çalıyorlar – biraz büyüteç biraz da ayna olmuşlar, ilgi bekliyorlar. Belki içlerinden biri beni de gösteriyordur. Bir daha ki yağmur seferimde yanıma bir de fener almalıyım, ilginç yansımalar olur mu acaba?

İlerliyorum … Yine gelincik ailesinden olmalı; yağmurun etkisiyle olsa gerek, yapraklarıyla başını örtmüş bir sarı çiçek merceğime yakalanıyor.

Yagmurda_Cicekler_Bl08_FatihGelincik

Gelinciklerin ne kadar narin olduklarını yakından gözlemlemediyseniz bilemezsiniz. Birkaç defa gözlerimin önünde yapraklarının kopup düştüğünü gördüm.

Bahçe’deki yağmurlu günden son fotoğrafım, belki de yağmurun etkisiyle, kopup düşmüş olan gelincik yapraklarına ait. Yağmur damlaları onları son kez süslemiş.

Yagmurda_Cicekler_Bl09_FatihGelincik

 

Yağmurlu günler fotoğraf çekenlere sıradışı armağanlar sunuyor, tadını çıkaralım. “Hayrola, ıslanmışsın” diyenlere “Hayır, yağmurda yürüdüm” diyelim.

 

Lale, sümbül açmış gidelim

…

Erisin de şu dağların karı erisin

Erisin de düz ovaya dökülsün

Eğer güzel benim ile gelmek dilersen

Lale sümbül açılsın da gidelim

..

Blog’umun başlığı bir uzun havanın sözlerinden esinlendi. Şiirde lale sümbülün açması, gitmenin, yola koyulmanın zamanını vurguluyor. Benim için ise, lale sümbülün açması, kavuşma zamanının geldiğini hatırlatıyor. Yıllar içinde arka fonda dağ sümbülleri olan lale fotoğraflarını çok sevdiğimi farkettim.

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl01_FatihGelincik

Tane tane –üzüm tanesi gibi- gözükmeleri de mor desenli bir arka fon oluşturmaları da gözüme hoş geliyor.

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl02_FatihGelincik

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl03_FatihGelincik

Hele birkaçında sümbüller mor bir buluta dönüşmüş …

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl04_FatihGelincik

Lale zamanında, parklarda yapılan düzenlemelerin fotoğrafları geniş açı mercek istiyor, kalabalık da olunca pes ediyorum. Küçük ölçekte olsalar da, bir iki fotoğrafı paylaşayım.

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl05_FatihGelincik

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl06_FatihGelincik

Şimdi de canlı renkleri için yer vermek istediğim bir fotoğraf geliyor. Sümbüller ihmal edilecek kadar az ama olsun!

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl07_FatihGelincik

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl08_FatihGelincik

Sırada paylaşmak açısından zor karar verdiğim bir fotoğraf var. Siz bakın, açıklamayı sonra yapayım …

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl09_FatihGelincik

Sıkıntım başroldeki lalenin net çıkmamış olması, ama arka fonun sulu boya havasını sevdim. Teknik zorluk; laleyi net çekersem arka fonun sulu boya havasının kaybolacak olmasından geliyor. Yapmam gereken: aynı noktada ikinci bir fotoğraf ile başroldeki kırmızı laleyi net yakalamak sonra da bir yazılımla her iki fotoğrafın güzelliklerini tek fotoğrafta birleştirmek. Bunu öğrenmem gerekiyor. Bazılarınız ‘Öğren de gel’ diyerekten, çat kapı, sergiyi terketmiş bile olabilir. Bence kalın, bak sonra pişman olursunuz!

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl10_FatihGelincik

Sanki özenle aydınlatılmış, klasik bir lale güzeli. O güzelim sümbüller de, koyulaşarak, arkalarda seçilmez oluyor. Sade, adeta hüzünlü bir tablo.

Sırada kendini sümbüllerin üzerine bırakmış bir başka lale. Gözyaşları içinde …

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl11_FatihGelincik

Sembolizm … Şiirin sessiz bir şarkı olması gibi fotoğrafın da geçmişin sis basmış anılarını çağrıştırması … Yok mu aranızda, bir yalnızlık anında, geçmişte kalmış ama gönlünüzü adamakıllı yangın yerine çevirmiş birisini anımsayan? Sıradaki fotoğraf sizin için …

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl12_FatihGelincik

Çok açıldık! Yavaş yavaş kıyıya dönelim. Yine kırmızı, yine mor gelsin. Ama bu defa iç açıcı olsun.

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl13_FatihGelincik

Emirgan’dayım. Kırmızı papağan laleler ve tabii ki sümbüller. Bu noktadan ayrılamadım; şurasından, burasından habire çekiyorum. Bir de aile fotoğrafı paylaşalım. Kırmızı ve morun yanında canlı bir yeşil.

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl14_FatihGelincik

Kendime göre lalere öyküler yakıştırdım. Sıradaki fotoğrafı da sizler güzel güzel yorumlayın.

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl15_FatihGelincik

Canlı, güzel bir tablo ile lale – sümbül kardeşliği mevsimini kapatalım.

Laleler_Sumbuller_Tulips_Hyacinths_Bl16_FatihGelincik

 

Laleler – 2016 Tertip

2016 tertibi laleler ile göz göze geldik. “Mart ayının güneşli günleri yaz, kapalı günleri de kış” derler. İlk parti lale fotoğraflarımda güneş de var yağmur da …

Lale_Tulip_Bl6101_FatihGelincik

 

Lale_Tulip_Bl6102_FatihGelincik

 

Lale_Tulip_Bl6103_FatihGelincik

 

Lale_Tulip_Bl6104_FatihGelincik

Göztepe Parkında laleler ekildikten sonra, açana kadar koruma altındalar. Herhalde kargaların lale soğanlarına zarar vermelerini engellemek için. Aşağıdaki fotoğrafta koruyucu file, ‘gözleri yaşlı (!) lale’ fotoğrafında güzel bir etki yaratmış.

Lale_Tulip_Bl6105_FatihGelincik

Aşağıdaki fotoğrafta açmak için son hazırlıklarını yapan lale sanki bir yarı-açık kozanın içinde. Bu fotoğrafta hoşuma gidenler ana fikir, yaprakların kadifemsi görünüş ve renkleri. Keşke net çekebilseymişim.

Lale_Tulip_Bl6106_FatihGelincik

İlkbahar da çok övgü alan bir mevsim. Birkaçına değinmeden olmaz.

Bahar geri geldi. Yeryüzü, şiirler bilen bir çocuk gibi.

Rainer Maria Rilke

 

Sevdiğim şair Pablo Neruda da bir karşı duruş sergilemiş:

Bütün çiçekleri kesebilirsiniz ama ilkbaharın gelmesini engelleyemezsiniz.

 

Ama bir ‘balans ayarı’ veren de olmuş.

Mevsimlerin geçişine ilgi duymak ilkbahara umutsuzca aşık olmaktan daha mutluluk verici bir ruh halidir.

George Santayana

 

Fotoğrafçı her mevsimin kendine özgü güzelliklerini kovalamalı ama bu taraf tutmaya engel değil : Son-ba-har! Son-ba-har!

Lale_Tulip_Bl6107_FatihGelincik

 

Lale_Tulip_Bl6108_FatihGelincik

Bir laleyi kayısıya benzetmek doğru olur mu bilemiyorum ama bir de siz bakın…

Lale_Tulip_Bl6109_FatihGelincik

Bir de aşağıdaki laleye bakalım. Sanki bir grafik sanatçısı laleyi bu hale getirmiş. Emeğine sağlık!

Lale_Tulip_Bl6110_FatihGelincik

Lalelerin en güzel özelliklerinden biri de farklı renk tonları ile ayrı ayrı güzellikler sergilemeleri …

Lale_Tulip_Bl6111_FatihGelincik

 

Lale_Tulip_Bl6112_FatihGelincik

Makro mercekle dolaşınca laleleri tek tek veya küçük gruplar halinde çekme eğiliminde oluyorum. Bir iki tane de toplu fotoğrafımız olsun…

Lale_Tulip_Bl6113_FatihGelincik

 

Lale_Tulip_Bl6114_FatihGelincik

Parkta başıboş koşturan köpeklerin kazasına uğrayan laleler bana boynu bükük lale çekme fırsatı sunuyor.

Lale_Tulip_Bl6116_FatihGelincik

 

Lale_Tulip_Bl6115_FatihGelincik

 

Lale_Tulip_Bl6117_FatihGelincik

Hele bir tanesi var ki yağmur damlacıklarıyla göz alıyor. Yeni nesiller herhalde bilmez; Sonsuz Ölüm adıyla izlediğimiz Butch Cassidy and the Sundance Kid filminin müziklerinden Raindrops Keep Fallin’ On my Head şarkısını çağrıştırıyor.

“Yaa iyi olur, dinleseydik” diyenler için :

https://www.youtube.com/watch?v=hziG9Nr6KHU

Lale_Tulip_Bl6118_FatihGelincik

Sırada şöyle kıpkırmızı bir lale var

Lale_Tulip_Bl6119_FatihGelincik

Bu serinin favorilerinden biri lale. Işığı güzel almış. “Beni sevin” diyor.

Lale_Tulip_Bl6120_FatihGelincik

Son olarak da kübizm çağrışımları yapan, çok ilginç bir lale var. Fotoğrafta görsel etki, hile falan aramayın!

Lale_Tulip_Bl6121_FatihGelincik

 

İstanbul deyince aklıma martı gelir

Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun İstanbul Destanı adlı uzun şiiri böyle başlıyor :

İstanbul deyince aklıma martı gelir

Yarısı gümüş, yarısı köpük

Yarısı balık yarısı kuş

…

Martilar_Seagulls_Bl301_FatihGelincik

Bu blog’umun konusu yine martılar. Ama başladığımız şiiri bitirelim önce.

…

İstanbul deyince aklıma

Koca Sinan gelir

On parmağı on ulu çınar gibi

Her yandan yükselir

Sonra gecekondular gelir ardısıra

İsli paslı yetim

Eyy benim dev memesinde cüceler emziren

acayip memleketim

 

Uzun mu uzun, güzel mi güzel bir destan. Adeta bir film izliyorum: İstanbul’dan değişik manzaralar, değişik insanlar duygulandırıyor beni. Yeri geldi gülümsedim de :

…

İstanbul deyince aklıma kuleler gelir

Ne zaman birinin resmini yapsam öteki kıskanır

Ama şu Kızkulesinin aklı olsa

Galata kulesine varır

Bir sürü çocukları olur

…

Şiirin sonuna geldiğimde boğazımda bir şeyler düğümlendi. Aşağıdaki bağlantıyı izleyip bu güzel destanı okumalısınız.

http://www.siirdostu.com/tr/bedri-rahmi-eyueboglu-istanbul-destani

 

Martı fotoğraflarına dönelim …

Bu hafta usta sanatçı Ersin Alok’un İstanbul Fotoğraf Müzesindeki sergisine giderken ve dönüşte martılar fotoğraf çektirmek için yarıştılar yine! Portreler – Dağlar – Ersin Alok’un Renkli Dünyası olmak üzere üç başlık altında, üç salonda göz alıcı pek çok fotoğraf sergileniyor. Fotoğraf severlerin görmesi gerekir. Kişisel bir iki not düşmem gerekirse; Bilecik Armut Gölü ve Yalova Uçan Su Şelalesi’ni not aldım. Bir de, çok sevdiğim yazar John Le Carré’nin Gece Müdürü adlı romanının uyarlandığı TV dizisinde gördüğüm İsviçre Alplerindeki Zermatt dağı fotoğraflarına ayrı ilgi gösterdim.

 

Martılar … Arşivimde o kadar martı fotoğrafı birikti ki, artık sadece çok beğendiklerimi saklıyorum.  Bu arada ilginç alt-başlıklar da oluşuyor. Bunlarda biri de ikili martı fotoğrafları.

Martilar_Seagulls_Bl302_FatihGelincik

Martilar_Seagulls_Bl303_FatihGelincik

Martilar_Seagulls_Bl304_FatihGelincik

Makinamın yüksek çözünürlüğü sağolsun! Vapurların peşine takılıp, atılan simit parçalarını kapmaya çalışan martıların ekranı boydan boya kaplaması hoşuma gidiyor.

Martilar_Seagulls_Bl305_FatihGelincik

Benzer bir fotoğraf daha; ama gün biraz ilerlemiş. Işığı neredeyse yandan alıyoruz, ton farklılaşmasını beğendim.

Martilar_Seagulls_Bl306_FatihGelincik

Ekranda fotoğrafları incelerken bir de bakıyorum, bir tanesiyle resmen göz göze gelmişiz …

Martilar_Seagulls_Bl307_FatihGelincik

İkili fotoğraflara devam edelim …

Martilar_Seagulls_Bl308_FatihGelincik

Martilar_Seagulls_Bl309_FatihGelincik

Martilar_Seagulls_Bl310_FatihGelincik

Can Yücel’in ‘Martılar ki’ şiiri şu dizeyle bitiyor :

Martılar ki sokak çocuklarıdır denizin

 

Bu dizeye eşlik etmesi için aşağıdaki fotoğrafı seçtim. Gelin arabasının peşinden koşan çocukların havasını yakıştırdım ….

Martilar_Seagulls_Bl311_FatihGelincik

Yakaladığım bir iki değişik poz daha var.

Martilar_Seagulls_Bl312_FatihGelincik

Martilar_Seagulls_Bl313_FatihGelincik

Bir sakat martı ile daha karşılaşmış olduğumu sonradan farkettim.

Martilar_Seagulls_Bl314_FatihGelincik

Sırada kendini dağıtmış gibi gözüken bir martı var.

Martilar_Seagulls_Bl315_FatihGelincik

Martilar_Seagulls_Bl316_FatihGelincik

Sonuncu fotoğrafta martı öyle bir yakalanmış ki biraz baykuşu andırıyor sanki …

Martilar_Seagulls_Bl317_FatihGelincik

Tam da ilkbaharı müjdeleyen bu günlere göre bir Orhan Veli şiiri ile nokta koyalım.

Gün Olur

Gün olur, alır başımı giderim,

Denizden yeni çıkmış ağların kokusunda

Şu ada senin, bu ada benim,

Yelkovan kuşlarının peşi sıra.

Dünyalar vardır, düşünemezsiniz;

Çiçekler gürültüyle açar;

Gürültüyle çıkar duman topraktan.

Hele martılar, hele martılar,

Her bir tüyünde ayrı bir telaş!

Gün olur, başıma kadar mavi;

Gün olur, başıma kadar güneş;

Gün olur, deli gibi…

 

Bana sorarsanız; bu şiirde en çok da çiçeklerin gürültüyle açmasını seviyorum.

Güzel fotoğraflar ve içinde martılar uçan şiirlerin yer aldığı “Kanat Çırpışıyla Şiirlere Dokunabilmiş Martılar ve 13 Martılı Şiir” başlıklı yazıyı okumanızı öneririm.

http://listelist.com/martili-siirler/

Güveyfeneri

“Ne feneri?” diye sormayın. Güveyfeneri veya Çin feneri ya da yer kirazı. Bu blog’un konusu bu göz alıcı meyveler. Ufak çalı biçiminde olduklarından göz seviyenizde değiller. Bu nedenle hemen farketmiyorsunuz ama farkettiğiniz anda da kalbiniz daha hızlı atmaya başlıyor ….

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl01_FatihGelincik

Bu bitkiye Çin Feneri adı verilmesini yukarıdaki fotoğraf her halde güzel açıklıyor.

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl02_FatihGelincik

Parlak turuncu renkteki meyve narin bir kabuk içinde. Bu kabuğa benim kafes diyesim geliyor. Bülbülü altın kafese koymuşlar … Neyse altın kafese geri döneriz. Bakın biri kaçmış …

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl03_FatihGelincik

Meyvelerin yere yakınlığı yüzünden yerdeki dağınıklığı gizlemek için yansıtıcımın kabını arka fon olarak kullanıyorum.

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl04_FatihGelincik

Boşalan kabuklar, kafesler, evler -ne derseniz deyin … Göze değişik geliyorlar.

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl05_FatihGelincik

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl06_FatihGelincik

Ama efekt yaratmaya hiç gerek yok. Bazıları öyle çarpıcı ki uzun uzun bakasınız geliyor …

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl07_FatihGelincik

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl08_FatihGelincik

Kafesinin dokusu ve içindeki parlak turuncu, mücevher gibi meyvesi ile güveyfeneri gözümü aldı. Altın çilek’in akrabası olan bu meyve –uyarılar da olsa- bazılarını baştan çıkarabilir. Hayır, hiç yemedim!

Neyse biz seyrimize devam edelim.

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl09_FatihGelincik

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl10_FatihGelincik

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl11_FatihGelincik

Bazı kafesler dantel ile örülmüş sanki …

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl12_FatihGelincik

Belli ki kaptırmışım kendimi; diyafram ile oynayıp sanki başka bir aleme dalıyorum …

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl13_FatihGelincik

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl14_FatihGelincik

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl15_FatihGelincik

Son fotoğrafımız gerçekten de atasözüne eşlik edecek gibi; bülbülü altın kafese koymuşlar …

Guveyfeneri_Physalis_alkekengi_Bl16_FatihGelincik

 

Sağlıklı ve mutlu bir yeni yıl dileklerimle …

Çiğdemlere selam olsun …

Bahar yağmuru altında sokakta çıplak ayakla koşturduğunuz oldu mu? Yazın deniz kenarında veya derelerde yürümeyi seversiniz ama. Peki sonbaharda kuru yaprakların arasına dalıp yürümeye, kışın dizlerinize kadar karın içine dalıp yürümeye, koşuşturmaya ne dersiniz? Her mevsim ayaklarımızı hoş tutacak bir güzellik buluyoruz galiba.

“Çiğdemler nerede? “ diye meraklanmayın, işte oradayız. Atatürk Arboretum’unda her yeri kaplayan kurumuş yaprakların hışırtılarının tadını çıkararak yürürken sağda solda gördüğüm çiğdemler gözümü aldı. Hemen birkaç gün sonra makro merceğimi kaptığım gibi onların dünyasına daldım. Dikkat kesilmedikçe gözlerimizin seçmediği güzellikleri, yüksek çözünürlüklü bir fotoğraf makinası ve bir makro mercek önümüze seriveriyor.

İncecik saplı bu narin ve güzel çiçeklerden sizin için seçtiklerime gelince …

Cigdem_Bl01_fatihGelincik

Cigdem_Bl02_fatihGelincik

Cigdem_Bl03_FatihGelincik

Cigdem_Bl04_FatihGelincik

Cigdem_Bl05_FatihGelincik

Atatürk Arboretum’unda doğal ortamda serpilen çiğdemleri bırakıp Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’ne geçiyorum. Burada değişik çiğdem türleri var; Gezgin Çiğdem, Mor Çiğdem, Güz Çiğdemi, crocus coreocreticus türlerini görüyorum. Bunlar koruma altındalar, özenle bakımları yapılıyor.

Dikkatlerin dağılmaması için çiğdemleri tek başlarına çekmeye çalıştım. Bunun için de diyaframı açınca fotoğraflar daha soyut görünümlü oldu, bazıları hepten sulu boya resimleri andırıyor. Bazıları benim hoşuma gittiler, umarım siz de beğenirsiniz …

Cigdem_Bl06_FatihGelincik

Cigdem_Bl07_FatihGelincik

Cigdem_Bl08_FatihGelincik

Cigdem_Bl09_FatihGelincik

Cigdem_Bl10_FatihGelincik